William Shakespeare ve eşi Agnes, on bir yaşındaki oğulları Hamnet'in ölümünün yasını tutar. Birlikte çocuklarının kaybıyla nasıl başa çıkabileceklerini bulmaya çalışırlar.
Geçirdiği travmadan sonra öğretmenlikten uzaklaştırılan Orhan, eşi Elif ve kayınbiraderi Oğuz’un gözetimi altında yaşamaya başlar. Kullandığı hapları bırakan Orhan, neyin hayal, neyin gerçek olduğunu ayırt edemez hale gelir. Orhan sonunda anlar ki; savaş verdiği varlıklar dışarıda değil, zihninin içindedir. Ve onun için kurtuluş, hatırlamadığı bir günahla yüzleşmekten geçecektir.
D.I.S.C.O. istihbarat teşkilatında çalışan ancak daha önce hiç saha tecrübesi olmayan ajan Ertan’ın, eşiyle çıktığı tatilde kendini bir anda hayati bir operasyonun ortasında bulmasıyla başlıyor. Bu tehlikeli görevde Ertan’ın başına gelen en büyük "bela" ise düşmanlar değil, tatilde tanıştığı Kuaför Zafer oluyor. Kendini "Bandırma Fön Birincisi" olarak tanıtan Zafer, Ertan'ın ajan olduğunu öğrenince bu sırrı saklamak karşılığında tek bir şart koşuyor: Operasyona dahil olmak! Çaresiz kalan Ertan, yanına bu meraklı kuaförü de alarak zorlu ve bir o kadar komik bir maceraya atılıyor.
Boşanmış bir çift, kızlarının isteğiyle hâlâ evliymiş gibi birlikte tatile çıkmak zorunda kalır; bu sahte mutluluk oyunu, onları hem geçmişleriyle hem de ebeveynlikte yaptıkları hatalarla yüzleştirir.
Büyük biri olmak için can atan SüngerBob, cesaretini Bay Yengeç'e kanıtlamak amacıyla, gizemli ve korsan ruhlu hayalet Uçan Hollandalı'nın peşine düşer. Bu deniz yolculuğu komedi-macerası, onu okyanusun en derin derinliklerine götürür. Daha önce hiçbir Sünger’in gitmediği yerlere!
İskoçya'da ıssız bir adada gizemli şekilde yaşamını sürdüren eski asker Mason, fırtınalı bir günde hiç tanımadığı genç bir kızın hayatını kurtarır. Tüm kaderini değiştirecek ve geçmişinden gelen karanlıkla yüzleşmesine sebep olacak bu olaydan sonra, hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır.
Serinin bu son filmi Kardeş Takımı 3’te, Aslı ve Serkan, bebek izinlerinden ayrılarak Yıldız Taşı görevini tamamlamak amacıyla tüm aile ile birlikte zamanda yolculuğa çıkar. Kahramanlar beklenmedik bir şekilde geçmişe dönerek tarihi dönemlere ait kostümler ve dekorlar eşliğinde, kendilerini zorlu durumların içinde bulur. Bu sürükleyici macerada ekip, takım ruhu, cesaret ve aile bağları gibi temaları merkeze alarak bugüne kadarki en zorlu sınavlarından birini verirken, film serinin final halkasını oluşturuyor.
Yorkshire bataklıklarının fonunda geçen Uğultulu Tepeler, Heathcliff ve Catherine Earnshaw arasındaki yoğun ve yıkıcı ilişkiyi konu ediyor. Yetim olan Heathcliff, Wuthering Heights'ın sahibi Bay Earnshaw tarafından evlat edinilir ve Earnshaw'ın çocukları Catherine ve Hindley ile birlikte büyür. Başından itibaren Heathcliff ve Catherine arasında yoğun ve tutkulu bir ilişki gelişir. Bay Earnshaw öldüğünde, Hindley malikaneyi miras alır ve Heathcliff'e aşağılayıcı bir şekilde davranarak onu bir hizmetçi konumuna düşürür. Birbirlerine duydukları karşılıklı aşka rağmen, Catherine daha iyi bir sosyal konum elde etmek için Thrushcross Grange'den zengin ve eğitimli genç bir adam olan Edgar Linton ile evlenmeye karar verir. Bu ihanet Heathcliff'te doymak bilmez bir intikam arzusu uyandırır ve birkaç yıl ortadan kaybolduktan sonra Heathcliff, zengin bir adam olarak geri döner ve kendisine haksızlık edenlerin hayatlarını mahvetmeye kararlıdır.
Hayatının aşkı Mary’yi kaybetmesinin ardından ondan gizemli bir mesaj alan James, Silent Hill’e geri döner. Ancak Silent Hill tamamen terk edilmiş ve hayalet şehre dönüşmüştür. Karanlığın ele geçirdiği bu yerde hayatta kalmayı başarıp çok geç olmadan Mary’i kurtarabilecek midir?